Kendimi bu aralar Michael Jackson dinlemekten ve izlemekten alıkoyamıyorum. Tanıttığım site MJ için hazırlandı. http://www.eternalmoonwalk.com/ Mickhael Jackson anısına yapılmış muhteşem bir site, izlemekten kendinizi alıkoyamayacaksınız. Dünyanın her yerinden hayranlarının moonwalk yaparken çektikleri kısa videolar birbirine ekleniyor ve bakın nasıl bir görüntü çıkıyor….Seacrh kutusuna istediğiniz şehir veya ülke adını girerek arama yapmanız da mümkün, tabi kısa bir çekim yapıp yüklemeniz de…
Bigalı biri olarak bizim memlekette yani Biga’da 2 gün önce bulunan ve bugün açıklanan “Prenses Mezarı” haberi beni çok mutlu etti ve eminim bu habere en çok arkeologlar ve Bigalılar sevinmiştir. Bu güne kadar bizim bölgede kazı yapılan bir çok yerde kral mezarı dahil olmak üzere pek çok şey bulundu. Hatta vakit-i zamanında çok fakir olup şuan köşeyi dönmüş bir çok Bigalı için de “testi ile altın buldukları” dedikoduları da çok yaygındır :)
Biga, Çanakkale’ye bağlı, mezarın bulunduğu Parion Antik Kenti de, Biga’nın Kemer köyü sınırları içerisinde. Prensese ait olduğu düşünülen lahit mezarın içinde altın taç parçaları, küpeler ve yüzükler bulunmuş, çok heyecanlı. İnsan ister istemez hayatının yarısından fazlasını geçirdiği bölgede zamanında neler olduğunu bir an hayal etmeye başlıyor ya da hayal edebilmek istiyor. Siz yaşadığınız yerin tarihini biliyor musunuz?
AA muhaberinin haberine göre “Kazı Başkanı Prof. Dr. Cevat Başaran ”Antik kentin nekropolinde yani mezarlığındaki kazıda önemli bir bulguyu ortaya çıkardık. Bu mezar, büyük olasılıkla günümüzden 2 bin 200 yıl öncesine ait. Çıkan altın takılar bize mezarın zengin bir kadına ait olduğunu gösteriyor. Bunu Parion prensesi diye tanımlayabiliriz” dedi.
Parion’da şimdiye kadar yapılan çalışmalarda yaklaşık 200 mezar kazdıklarına işaret eden Başaran, ”Bu da bize Parion’un oldukça görkemli bir kent olduğunu gösteriyor. Hellenistik döneme inildikçe zenginler katmanının egemen olduğunu görüyoruz. Günümüze yaklaştıkça ise Roma dönemi mezarlarında çok değerli bir buluntu yok. Sadece ölü hediyeleriyle karşılaşıyoruz. Erkek mezarlarında karşılaştığımız strigilis yani ter temizleme aleti bize burada yaşayanların sporcu bir toplum olduğunu gösteriyor” diye konuştu.”
Dünyanin etrafinda 37 gün, 150 saat, 16000 Mil (26000 km) sürecek bu uçus aktivitesi 18 ülkenin hava sahasini katedecektir. FAI (Federation Aeronatique International ) nin duzenledigi bu aktiviteye 10 farkli ulkenin pilotlari toplam 11 tek motorlu hafif ucakla katilmaktadir. Turkiye’yi Tufan Sevincel’in temsil ettigi uçusun meydanlarini kullanacagi ulkeler ise: Avusturya, Turkiye, Ermenistan, Kazakistan, Mogolistan, Sibirya-Rusya, Alaska-ABD, Kanada, Gronland, Izlanda, Ingiltere ve Avusturya olarak tespit edilmistir.
FAI-DÜNYA ETRAFINDA UÇUŞ FAALİYETİ
4 Temmuz günü Wiener Neustadt havaalanindan baslayacaktir. Ilk inilecek meydan olan Sabiha Gökçen Havaalanina (LTFJ) saat 12.00 GMT de inilecek sekilde planlama yapilmistir.
Şans eseri benim de tanışma şansını elde ettiğimi pilot Tufan Sevinçel’in macerasını Facebook’ta kurduğu grubuna üye olarak takip edebilirsiniz.
Münevver Karabulut’un korkunç cinayetini, her ne kadar basına bu konuda yasak getirilmek istense de, maalesef üzülerek 3 Mart gününden beri basından takip ediyoruz. Bildiğiniz gibi Münevver Karabulut adındaki genç kız, hala kayıp olan sevgilisi tarafından Etiler’de öldürülüp, başı kesilerek gitar kutusu içinde köpe atılmıştı.
Konunun detayına girmeye niyetim yok, katilin hala kayıp olması bile utanç verici iken beni bazen bu ülkede yaşadığıma pişman edecek cinsten başka bir skandal bugün ortaya çıktı. Münevver Karabulut’un iç çamaşırında tespit edilen sperm nedeniyle bu kız için namuzsuz da dendi, ailesine “kızına sahip çıksaydın sen de be adam” da dendi.
Aile perişan edilip aylardır namuzsuzlukla suçlanıldıktan sonra yapılan DNA incelemesinden spermin aynı gün otopsi yapılan bir başka cenazeye ait olduğu tespit ediliyor!!! Yani marifetli otopsi teknisyeni ya bir önceki cenazeyi incelerken kullandığı eldivenlerini çıkarmıyor, spermli eldivenle M.K.’nin iç çamaşırına değiyor ve spermi çamaşıra bulaştırıyor ya da M.K.yı spermli, temizlenme zahmetinde bulunulmamış, bir önceki cenazeden spermli kalmış otopsi masasına yatırılıyor: Gelin de delirmeyin! Televizyonda kurumdan bir doktor çıkıp da aynen şu lafları sarfedebiliyor “binlerce otopsi yapılan bir yerde eleman yetersizliğini göz önüne alırsanız, kaliteden ödün vermeniz gerekebiliyor!”
Utanıyorum, bu insanlarla aynı ülkede yaşadığım için utanıyorum.
Küçük bir derleme… 28 yıla sığdırabildiğim 18 ülke ve 30′dan fazla şehir (Türkiye hariç) . Kararım şudur ki, en güzel ülke Türkiye ve en güzel şehir İstanbul!
Doha, Katar
Katar’da yaşadığım maceradan daha önce sizlere bahsetmiştim.
“Katarın târihi çok yenidir. Sami ırkından olan körfez halkı, İslâmiyetin yayıldığı yıllarda bütün Arap Yarımadası ve çevre yöreler halkı gibi İslâmiyeti kabul etmiştir. Katar, uzun yıllar bölge aşiret beylerinin emri altında yönetilmiştir. Arap Yarımadasının Osmanlıların hâkimiyeti altına geçmesinden sonra, bâzan İran Safevîlerinin, bâzan Osmanlıların bâzan da Kaçarların egemenliği altına girmiştir. İngilizlerin Hindistana yerleşmelerinden sonra ……Devamı: http://www.gamzetuysuz.com/2009/07/02/doha-katar/
Ouagadougou, Burkina Faso, Africa 4 günlük Afrika seyahatimden bugün döndüm. Tunus’u saymazsak, gerçek anlamdaki ilk Afrika ziyaretimi yapmış oldum. Burkina Faso’daki insanlar için saray sayılacak ama yine de benim bazen beğenmeme lüksünü kendimde görüdüğüm evime geldim, annemin hazırlayıp bıraktığı güzelim yemeklerden yedim ve Allah’a bir kez daha şükrettim; hem aç ve açıkta olmadığım için, hem de kuşkusuz dünyanın en güzel ülkelerinden birinde yaşadağım için….
Devamı:http://www.gamzetuysuz.com/2007/06/10/ouagadougou-burkina-faso-afrika/
Barcelona, İspanya
9-14 Ağustos’ta yaptığım Barcelona seyahatimin izlenimlerini yazma fırsatını ancak bulabiliyorum. Aklımda hep detaylı ve üzerinde uzun düşünerek hazırlanmış bir yazı yazmak olduğu için bir türlü yazmaya cesasret edememiştim ama böyle detaylı düşünürsem hiç yazamayacağım :) O nedenle aklımda ne kaldysa, sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Barcelona gidişim çok ilginçti; Bodrum bileti almak üzereyken bir anda Barcelona bileti almış oldum. 3-4 günde vizeye başvurdum, 2 hafta içinde de Barceloan’daydım. Barcelona’ya gitmeden önce her ne kadar otel arayıp bulmaya çalışmış olsamda, bulduğum oteller hep şehir dışında olduğu için rezervasyon….. Devamı:http://www.gamzetuysuz.com/2007/10/15/barcelona-9-14-agustos-2007/
New York III, 24 Gun
Hic anlamadan zamn gecti gitt New York’ta. Pazartesi günü İstanbul’a döndüm ve hala jetlag’i atamadım yani gecem ve gündüzüm hala karmakarışık.
Öncelikle herkesin merak ettigi 24 gunluk NY’u sebebi ziyaretimden baslayayım: 14-25 Temmuz tarihleri arasında NYU’da (New York Universitesi) yaptıgım işle ilgili olarak “Entertaintments and Event Marketing” sınıfına katıldım. Bu iki haftalık yogun programın ilk haftası Entertaintments ve ikinci haftası da Events Marketing uzerine kuruluydu….. Yazının devamı:
NYII: http://www.gamzetuysuz.com/2008/08/10/new-yorkta-24-gun/
12 günlük Küba seyahatinden döneli nerdeyse 1 ay oldu. Hala doğru düzgün 2 cümle yazmamış ve hatta fotograflarımı bile yükleyememiş olmama inanamıyorum, maalesef iş yoğunluğundan çektiğim fotograflara bile bakamadım. Gerçi hoş, 2000 küsür fotograf çekince bir kac kez bakmak mümkün olamadı :))
Hayatımda ilk defa bir tatilde tüm işi güçü unuttum ama dönüşüm muhteşem oldu, içine gömüldüm ve çıkamıyorum.
“Yavaş yavaş Hasan Şaş” Ne alaka diyeceksiniz eminim, ben de aynen öyle dedim. Nerelisin diye sorduklarında Türküm dediğiniz anda “Yavaş yavaş Hasan Şaş” diyorlar :) Sebebini ise hala anlayabilmiş değilim, neyse…
Öncelikle şunu söylemeliyim; Şarm’da bir günlük tekne turu ve dalış bir ömre bedel! Dalışa ilginizin olması şart değil, yüzmeyi bile herkesin şnorkelle dalıştan bile muthiş zevk alacağı bir sualtı cenneti. 8 Martta ben de Şarm’da tekne turuna katılım şnorkelle dalış yaptım. Hava 32 derece ve su sıcaklığı 22 dereceydi :) Yaz aylarındaki suyun sıcaklığı 26-28 arasında değişiyor, hava sıcaklığı ise 40-45 ama buna rapmen sıcaklığı bu kadar hissetmiyorsunuz çünkü Şarm’da nem hic yok. Devamı: http://www.gamzetuysuz.com/2008/03/16/sharm-el-seyh-sheikh-kizil-deniz/
Dubai
(Dubai’ye beş kez gititm ama bir yazıyı ekliyorum sadece. Soldaki GeziYorum listesindne diğer yazılara da ulaşabilirsiniz.)
İş nedeniyle 2-5 Aralık arasında Dubai ve Abu Dhabi’ydim. İlk ziyaretimdi. Abu Dhabi’yi pek gördüm sayılmaz, sadece yarım gün Emirates Palace’ı görmeye gittim. Dubai’de ise aslında sadece bir günüm vardı ama fotoğraf makinası alabilmek için günün büyük bir bölünü harcadım, zaten dubai’de yapabileceğiniz en önemli aktivite alışveriş ama Türkiye’ye göre çok da ucuz değil. Birazdan yazarım.
Dubai yerine dünyanın herhangi bir başka bir yerine gitmiş olsaydım vakit yaratıp yine de etrafı görmek bişeyler öğrenebilmek için çaba harcardım ama Dubai’de vaktinizin karşılığını verip sizi tatmin edebilecek hiç birşey yok (tabi görüşüp sohbet edeceğiniz güzel arkadaşlarınız yoksa). kısa bir zamanda tüm şehri gezip her yeri görmeniz ve de öğrenmeniz mümkün.
Dubai kimliğini bulamamış bir …Devamı: http://www.gamzetuysuz.com/2007/12/06/dubai-ve-abu-dhabi/
Hiç planda yokken dun karar verip bu sabah iş nedeniyle 8.05 ucagı ile Atina’ya geldim; yağmurlu, kapalı bir hava var. Uçuş sadece 1 saat suruyor, indi bindi derken 1,5 saat. Atina’ya 3. gelişim, yıllar sonra tekrar gelmek hoş ama artık alıştığm seyahat trafiğinden sonra çok da heyecan verici değil. Hava güneşli olsaydı düşüncelerim daha farklı olabilirdi belki. Tüm gün toplantılar vardı ve devam edecek…..Devamı: http://www.gamzetuysuz.com/2008/09/20/atina-yunanistan/
Cannes, Fransa
Pazartesi gunu saat 12:05 uçağı ile Amsterdam’dan Cannes’a geldim. Amsterdam’daki kış günü gibi yağmurlu havadan sonra güneşli bir hava görmek beni nasıl mutlu etti anlatamam. albuki önümüzdeki yaza kadar güzel bir hava görebileceğime dair umudumu nerdeyse yitirmiştim, onun için iki gündür ÇOK mutluyum, güneşi ÇOK seviyorum :) Neyse…Cannes da ….Devamı: http://www.gamzetuysuz.com/2008/10/08/cannes-fransa/
Konuşmaları dinledikçe Michael Jackson’ı yanlış tanıdığımı anladım. Onun çocuksu yanını hayal ettim, özellikle Brooke Shields anlatırken.
Kızı Paris “ Doğduğum günden itibaren babam, hayal edebileceğiniz en iyi babaydı. Burada sadece onu ne kadar sevdiğimi söylemek istedim” deyince ağlayarak, ben de koptum:..( Halbuki ben çocukları ile alakasız bir baba olarak kurmuşum kafamda. Offf….
Michael Jackson’ın cenaze töreni bugün yapılacak. Türkiye saatiyle saat 20:00′de televizyondan canlı olarak izleyebilirsiniz.
Tartışmalı cenaze için son plan Michael Jackson’ın Los Angeles’ta Forest Lawn Mezarlığı’nı geçici olarak defnedilmesi ama daha sonra Neverland’e gömülmesi yönünde. Sadece aileye yakın kişilerin cenazeye katılabileceği program çok sıkı tutuluyor.
En önemli anma etkinliği Staples Center’da yapılacak ve töreni 11bin hayranı da izleyecek. Biliyorsunuz biletler internette satışa çıkarılmış ve tanesi 100 dolardan satılmıştı ama biletlerin bir bölümü de 1,6 milyon insanın katıldığı çekiliş sonucunda 8750 kişiye ikişer kişilik olmak üzere dağıtıldı. Akıl almayan bi haber ise biletleri kazanan birinin 2. kişilik bileti ebay’den açık arttırmaya çıkarması ve tek kişilik bilet için verilen biletin değerinin 100bin dolara kadar çıkmış olması, inanılmaz!! Diğer deli saçması haber de Rus işadamlarının Michael Jackson’ı Sovyet sosyalizminin kurucusu Lenin’in yanına gömmek için 3 milyar dolar teklif etmesi olmuştu.