Geçen hafta AKM’de ziyaret ettiğim Ali Ethem Keskin’in fotoğraf sergisini henüz ziyaret etmediyseniz, üzülerek söylemeliyim ki artık izleme şansınız olmayacak, çünkü ben blog’a yazana kadar 12 Ocak’ta başlayan sergi bugün itibariyle bitmiş bulunuyor. Şimdi sizlere neler kaçırdığınız anlatayım:)
Öncelikle Ali Ethem Keskin kimdir?
“Ali Ethem Keskin 1957 yılında Bursa’da doğdu. 1981 yılında University of Birmingham’da Elektrik ve Elektronik Yüksek Mühendisliği öğrenimini tamamladı. 1984 yılında İFSAK’a üye olarak fotoğraf çekmeye başladı. Ağırlıklı olarak sualtı fotoğrafçılığı konusunda çalışmalar yaptı. Türkiye’nin güzelliklerini ortaya çıkartmak ve çevre bilincinin yaygınlaştırılması amacı ile Atlas, Skylife, National Geographic, Aktuel, Country Homes, Sealife ve Hillsider gibi birçok dergide yazı ve fotoğrafları yayınlandı. Fotoğrafları 1995 yılından itibaren karma sergilerde yer alan sanatçı Ocak 1999’da İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde “Okyanus Yılı Ardından” temalı ilk kişisel sergisini açtı.” Bu özgeçmişi okuyunca insan bir hayranlık duyuyor :)
Ali Keskin “Bir su damlasının Kaçkarlar’ın doruklarından Karadeniz’in derinliklerine uzanan yolda şahit olduğu doğal, kültürel ve tarihi guzellikleri fotoğrafa yansıtmaya çalıştım” demiş ve seçtiği temayı da çok başarılı bir şekilde fotoğraflara yansıtmış. Keskin, bir yıl boyunca farklı mevsimlerde defalarca Karadeniz’e gitmiş. Fotoğraflara bakınca Kaçkarlar’a gidesim, o tertemiz havayı koklayasım ve de tabiki fotoğraf çekesim geldi:)
İnternette bulabildiğim fotoğrafları ekliyorum. Daha güzelleri de vardı. Keşke ziyaret edebilseydiniz
Bugün İstiklal Caddesinden yürürken, dışardan bakıldığında internet kafeyi anımsatan bir yer gördüm. Dikkatlice bakınca Borusan Kültür ve Sanat’ın insanlığa armağını olduğunu anladığım Müzik Kütüphanesini gecikmeli olarak keşfettim. 2000 yılından beri bir üst katta faalliyet gösteren kütüphane, yakın bir zamanda alt kata taşınmış ve dışarıdan herkesin görebilceği, daha ilgi çekici bir mekan haline getirilmiş. İlk özel müzik kütüphane ile Borusan Kültür ve Sanat, klasik müziği geniş kitlelere sevdirmeyi hedeflemiş.
Birinci katta CD, video ve ikinci katta ise basılı malzemeler, kitap, nota ve dergiler yer alıyor. Dilediğiniz DVD’yi isteyip, kütüphanedeki bilgisayarlarda kulaklıklarınızı da takıp izleyip, dinleyebiliyorsunuz. Eğer müzik ile ilgili yazılmış yazılara ilginiz varsa, ikinci katta saatlerce kitap okuyabiliyorsunuz. Borusanın sitesinde arşivdeki kitap, CD, DVD ve nota rakamları ile ilgili tutarsızlık var ama sanıyorum merakınızı giderecek kadar arşiv mevcuttur.
Ben bugün, İspanyol Besteci ve Piyanist Manuel De Falla’nın “Noches en los jardines de España(İspanya Bahçeleri’nde Geceler)” isimli eserinin bir konser DVD’sinin seyrettim. Yıllar önce Türkiye’ye geldiğinde İtalyan Kültür’de kemanından canlı canlı Paganini’yi dinleme şansı bulduğum Maxim Vengerov’un keman konçertosu günümün yorgunluğunu alıp götürdü.
Tek negatif yorumum şudur ki girişte potansiyel hırsız muamelesi görüyorsunuz ve kapıdaki Bey çok kibar bir dille size çanta ve montunuzu vestiyere bırakmadan içeri giremeyeceğinizi söylüyor. Çantanızdan ayrılmayı dert etmiyorsanız, Taksim’deyken boş vaktinizi değerlendirebilceğiniz çok güzel bir alternatif.
Borusan Müzik kütüphanesi Tünel’e gelmeden 300-400 metre önce sol tarafta.
21 Ocak akşamı, bir arkadaşımın daveti üzerine sadece klasik müzik konseri dinleyeceğimi düşünerek AKM’ye gitmiştim fakat gittiğimde anladım ki o gece Cumhuriyet Vakfı tarafından “Nadir Nadi Anısına Mozart’ın 250’nci yıldönümü için konser” ve anma töreni düzenlenmişti.
Gecenin açış konuşmasını Alev Coşkun yaptı ve daha sonra İlhan Selçuk Cumhuriyet gazetenin kurucusu Yunus Nadi ile gazeteyi kurumlaştıran Nadir Nadi’yi anlattı. Barkovizyonda Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Cumhuriyet’in kuruluşu seyredildi ve daha sonra konsere geçildi. Konser öncesindeki konuşmalarda ve gösterilerde Nadir Nadi’nin Mozart’a olan hayranlığı uzun uzun anlatıldı. (Amatör olarak keman çalan Nadir Nadi’nin Mozart’a olan hayranlığını kaleme aldığı “Dostum Mozart” isimli bir kitabı da var.)
Sera Tokay yönetiminde Şişli Belediyesi Senfoni Orkestrası, ilk olarak Beethoven’ın Coriolan Uvertürü’nü ve daha sonra çellist Çağ Erçağ solistliğinde C.Saint – Saens’ın Viyolonsel Konçertosu’nu ve son olarak da Mozart’ın 40. Senfonisi seslendirdi. Solist Çağ Erçay’ın viyolonsel konçertosunu, salonun yarısı ayakta alkışladı; alkışlar devam edince sanatçı kendi bestesini de çaldı ve salonu tekrar kendine hayran bıraktı.
Uzun bir aradan sonra klasik müzik konseri dinlemiş olmak ve bu vesileyle AKM’deki seçkin kalabalık ile beraber Nadir Nadi’yi de anmış olmak çok keyifliydi.
Dayanamam dondurmaya ve de dondurmasızlığa! Cremeria Milano’da bugün daha dondurmaları gördüğüm anda kendimi kaybettiğimi itiraf etmeliyim. Hele bir de tramisu, baileys, çikolata ve fındık karışımı dondurmamı yerken keyfime diyecek yoktu:)
Cremeria Milano, Cream&Dream markası altında Prag, Venedik, Roma, Tel Aviv’den sonra İstanbul’da da yazın açılmış.İtalyan usülü, krema tatında dondurma yapılıyor. Ben maalesef gecikmeli olarak mekanı bugün keşfedebildim. İnternette herhangi bir reklamları yok. Dondurmam Gaymak filmi galasında da bu dondurmalardan dağıtılmış.
Mekan İstiklal caddesi üzerinde, Tünel’e gelmeden yaklaşık 200-300 metre önce sağda. Çok küçük, sıradan bir mekan sayılır ama dondurmaları yerken mekanın herhangi bir önemi kalmıyor :)
Dondurma severlere şiddetle tavsiye edilir…
Dün Beyoğlu Fitaş’ta Iberia filmini seyrettim. Filmin afişinde kırmızılar içinde dans eden ateşli bir kadın ile “Dans, Müzik ve İspanya” mottosunu görünce, filmi mutlaka izlemem gerektiğini düşündüm. 2005 yılı İspanya Fransa ortak yapımı olan filmin tanıtımı her ne kadar “İspanyol besteci İsaac Albeniz’den (1860-1909) esinlenen Iberia, dans ve müzik ile eşsiz bir şekilde bütünleşmiş bir müzikal film” diye yapılsa da, bence film müzikalden çok bale ve flamenko dans şovları ile bir dans stüdyosunda hazırlanıp çekilmiş bir çok klibin ardarda gösterimi gibiydi. Yönetmen Carlos Saura, besteci İsaac Albeniz’e saygıda kusur etmemiş. Filme puan verecek olsaydım, dansın, müziğin ve görüntü yönetmeninin hatrına 10 üzerinden 6 verirdim. Dansa ilgiliniz yoksa gitmenizi tavsiye etmem.

Tamer Hartevioğlu Fotoğraf Sergisi @ İstanbul Fransız Kültür Merkezi
Tamer Hartevioğlu’nun Paris’te çektiği, 360 derecelik panoramik fotoğraflardan oluşan sergisini bugün ziyaret ettim. Fotoğralara bakmayı eğlenceli bulduğumu söyleyebilirim; 360 derece açı ile karışık teknik kullanarak çekilmiş fotoğrafların başını ve sonunu hayalinizde birleştirmeye çalışırken, bir anda kendinizi fotoğraflardaki mekanın tam ortasında buluyorsunuz. Tuval üzerine baskı çok iyi bir tercih olmuş. Sanatçı bu sergi için iki yıl çalışmış. Bazı fotoğrafları beğenmeme rağmen, bazı fotoğrafları sergilemeye değer bulamadım. 13 Ocak’a kadar devam edecek olan bu sergiyi Fransız Kültür Merkezi’nde, yolunuz düşerse ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Sergi ile ilgili daha fazla bilgi için http://www.panoramikbirruya.com/tr.html adresini ziyaret edebilirsiniz.
Merhaba,
Öncelikle yeni yılın herkese sağlık, mutluluk, huzur, başarı, aşk ve para getirmesini dilerim:) Umarım barış dolu bir dünyada yaşamayı başarabileceğimiz bir yıl olur.
7′nin uğurlu sayım olması nedeniyle bu sene hayatımda önemli değişikliklerin olacağına, hatta 2007′nin “benim senem” olacağına inanıyorum. Kulağa biraz iddialı geliyor olabilir; umarım herkes benim kadar yeni yıla umutla bakabiliyordur:)
Blog yazma fikri aklıma gelir gelir giderdi; bir gün aniden kararımı verip, 3 saat içinde bu alanı oluşturdum:) Amacım mümkün olduğunca gezip gördüğüm yerleri, kayda değer bulduğum kültür ve sanat aktiviteleri anlatıp, çektiğim fotoğrafları da ekleyerek burada ilgilenenlerle paylaşmak. Mümkün olduğunca yorumlarımı da ekleyeceğim ama uzun uzun yazarak deneme formatına getirmeyi planlamıyorum çünkü bunun ciddi ön çalışma ve zaman ayırmayı gerektiğini düşünüyorum. Bu blog kendim ve ilgilenenler için oluşturacağım bir seyahat arşivi gibi olacak.
Umarım zaman içinde karşılıklı fikir alışverişinde bulunabileceğimiz güzel bir blog ve yeni yıl olur…
Sevgiler,
Gamze Tüysüz
January 4th,2007
Gündem | tags:
özel gün,
blog |
No Comments