Barcelona için tavsiyeleriniz?

barcelona2 Bilet tamam, yarın sabah vizeye de başvuruyorum. Kısmetse haftaya Perşembe, Gaudi’nin özenerek süslediği Barcelona’dayım:) Gezip gördüğüm yerlerin içinde beni en çok etkileyen ve en çok özlediğim şehir Barcelona! Çok heyecanlıyım…Bu ikinci gidişim olacak, daha önceki gidişimde İbiza’ya da gitmiştim. 6 günlük seyahatimde vakit bulup ibizaya geçebilir miyim emin değilim ama gidebilirsem harika olur. Garip bir insan olduğumu artık ben de kabul ediyorum: Geçen cuma günü Bodrum bileti almak üzereyken, Barcelona’ya gitmeye aniden karar verdim. Ani karar vermenin ve kısa süreli plan yapmanın kötü yanı, sizinle gelecek arkadaş bulma olasılığınızın düşmesi. İki arkadaşımdan haber bekliyorum, eğer onlar da gelemezse, Gamze yine tek başına yollarda. Var mı eşlik etmek isteyen? :)

Not: Barcelona’ya daha önce gitmiş olanlardan gezi tavsiyeleri almayı çok isterim. Restoran, gece kulüpleri..vb. tavsiyelerinizi bekliyorum. Şimdiden tavsiyelerini iletenlere teşekkürler :)

Gamze

Buena Vista SC Ardından…

Maalesef konser beklediğim gibi değildi. Ibrahim Ferrer’in vefat etmesi, Omara’nın gruptan ayrılması gibi sebeplerden dolayı ekibe alınan 2 genç vokalist, her ne kadar  çok güzel şarkı söyleseler de, EFSANE grubu seyrediyor olmaktan uzakta olduğunuzu hissettiriyordu. Gerçi ekipe 6-7 demirbaş hala duruyor, haksızlık etmemek gerek. Sonuç olarak her ne kadar Efsane kadronun tamamını artık görme şansımın olmayacağını bilmek beni üzse de, konserde olmak çok keyifliydi.

Shakira Konseri

shakira(9 Temmuz 2007)

Konser performansını beğendiğimi söyleyemeyeceğim, dansı dışında. Sen bir tek dans etsen ne güzel olur diyorum. Bir de arada konuşabilirsin tüm sempatikliğinle. Şarkı geçişlerindeki o boşluklar neydi hiç anlamadım, amatör bir grubun sahnede durup kalması gibiydi. Bayıldım sıkıntıdan slow ve de rock benzeri şarkıları dinlerken. Ama ne yalan söyleyeyim, gözümü ayırmadım Shakira dans ederken.  

http://www.shakira.com/

B O Z C A A D A – Tenedos

Cuma sabah 7 de yola çıkıp Bozcaada’ya gittik. Pazar gecesi kalbimi Bozcaada’da bırakıp İstanbul’a geri döndüm:( Vakit bulunca uzun uzun yazmak istiyorum, her ne kadar Bozcaadalılar bana kızacak olsa da!:) Bozcaada o kadar doğal ve güzel bir yer ki, Bozcaadalılar kıyamıyor adanın kalabalıklaşıp, bozulmasına…

<17 Temmuz 21:00> Yukarıdaki giriş yazısını geçen hafta Bozcaada’yı ilk ziyaretimden sonra yazmıştım. Doyamadım Bozcaada’ya bir hafta ara ile hafta sonu tekrar gittim ve tekrar gitmek istiyorum :) Bozcaadalılara hak veriorum ama yazıyı yazmadan edemeyeceğim. Bazı eklemeler yaparak tekrar yazıyorum.

Bozcaada enfes bir yer ama gece hayatı seven insanlar beklentilerini düşük tutmalılar. Bozcaada stres atmak, kitap okumak, denize girmek, balık yemek, şarap içmek için yaratılmış bir yer :) Sakin ve sessiz…

Bozcaada’nın eski adı Yunanca Tenedos. Tenedos adı, Yunan mitolojisine göre Troya savaşları sırasında adayı yöneten ve Achilles tarafından öldürülen Tenes adlı kahramandan gelirmiş… “Türklerin adayla ilk bağlantısı, Aydınoğlu Umur Bey’in İzmir’i fethettikten sonra 1328′de 8 gemilik bir filosuyla Bizans yönetimindeki Bozcaada’ya gelerek yağmalaması olmuştur. Bozcaada 24 Temmuz 1923′te imzalanan Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakıldı. Türkler, adayı aynı yılın 23 Eylül günü teslim aldılar. Bozcaada belediyesi de adanın Türkiye’ye geçmesinin hemen ardından yine 1923′te kuruldu.” Bozcaada tarihi ile ilgili daha fala bilgi için http://tr.wikipedia.org/wiki/Bozcaada#tarih Adada 1970 öncesine kadar nüfusun %50′den fazlası Rumlardan oluşuyormuş ama şuan sadece 30 civarında Rum kalmış. 

Bozcaada, Türkiye’nin 3. büyük adası ve Çanakkale’ye bağlı. Adanın yüzölçümü 40 km², anakaraya uzaklığı 6 km’dir. Resmi nüfusu 2.543, kışları 1.000 civarında ve yaz aylarında 5.000′e kadar nüfus artıyor.

Bozcaada’ya araba ile gidiş 7-8 saat sürüyor. Sürekli vapura yetişme telaşı içindesiniz. Bunu aslında ada için avantajıda var; sanıyorum ulaşaımın zor olmasından dolayı ada henüz bozulmamış ve kendini koruyabilmiş.

Bozcaada’nın en önemli ekonomik etkinlikleri şarapçılık, balıkçılık ve turizm. Bunların içinde en önemlisi Şarapçılık. Adalılar şaraplarını kendileri yapmayı tercih ediyorlar. Genelde herkesin bağı olduğu için şaraplık üzümleri, bahçelerinde yetiştirip, özel olarak üretiyorlar. Adada az miktarda tahıl, baklagiller ve meyve yetiştiriliyor.

2 tane bilinen plajı var. Ayazma ve Habbele. Ayazma Plajı oldukça uzun bir plaj. Deniz tertemiz, kum incecik. Plajda müzik, yemek servisi gibi şeyler yok. Yolun üst tarafındaki bir kaç restoranda yemek alabilirsiniz. Gayet salaş… Habbele ise müzik servisi ve yemek servisi de yapılan, çok daha küçük, rezervasyonla gidilen bir yer. Açıkçası bana hiç cazip gelmedi, zaten girmemle çıkmam da bir oldu. Ne şezlon, ne de yemek isterim derseniz, Akvaryum koyuna da gidebilirisiniz. 

Bozcaada’nın denizi BUZZZZZ gibi! Normalde denizde çok uzun süre kalırım ya da sürekli serinlemek için denize girer çıkarım ama burada soğuktan ayaklarınızı hissetmiyorsunuz. Bozcaaada ile ilgil tek sevemediğim konu da bu oldu maalesef ki benim gibi denizi çok seven biri için biraz üzücü bir durum:(

Adada yapılacak en güzel aktivitelerden biri gün batımını seyretmek. Bunun için en uygun yer, Polente Feneri ama Rüzgar enerji Santralinin buraya kurulmuş olması nedeniyle içeriye girmek mümkün olmuyor. Ben şanslı olduğum için girmeyi başardım tabi :)

17 Türbinden oluşan rüzgar enerji santrali 2000 yılında kurulmuş. Sadece 1 tane türbin adanının enerji ihtiyacını karşılıyor. 17 türbin ise Çanakkale enerji ihtiyacının %5′inin karşılıyor. Rügar enerjisi, çevre kirliliği yapmaması açısından günümüzdeki en kıymetli enerji türü. Fosil, nükleer ve diğer yöntemlerle elde edilen enerjiler, çevreye saçtıkları gazlarla hava ve suyu kirleterek çevre kirliliğine neden olur ama rüzgar enerjisini çevreye kesinlikle bir kirlilik yaratmıyor. Daha temiz bir dünyada yaşamak isteyen herkesin desteklemesi gereken en önemli enerji türü kısacası!  

 

 

 

 

 

 

 

Bozcaada kalesi, aynı Bodrum kalesi gibi. Adayı ada yapan en önemli özelliklerinden biri. Bozcaada’nın evleri de harika. Çektiğim fotoğraflarda da görmeniz mümkün. Adadan 70li yıllarda ayrılan Rumlar, giderken evlerini adadaki Türklere çok ucuza satmışlar, hatta evi alın parasını sonra gönderirsniz diyenler olmuş. O yıllarda ev almayanlar şimdi çok pişman çünkü şuan ada merkesinde satılık bir evin fiyatı 150 milyar :( Evler pahalı ama 1 dönüm arası fiyatı sadece 15 milyar. Keşke param olsa da hemen bir eve satın alsam :) Ada merkesindeki evlerin çok büyük bir bölümü pansiyona çevrilmiş. Hatta ada halkı evlerindeki odaları bile kiraya veriyorlar.

Konaklama için bağ evlerini ya da ilginç olması için pansiyona çevrilmiş bir Rum Evinde kalmayı tercih edebilirsiniz. Ev pansiyonlarda ortak tuvalet banyo kullanılıyor tabi. Ben 2 haftadır Armagrandi diye bir otelde kalıyorum. Polat otellerinin sahibi, 120 yıllık bir şarap fabrikasını otele çevirmiş. Otelin bu yaz 2. senesi. Otel otel bir yer arıyorsanız burayı tavsiye ederim. Eski bir rum evinde kalalım, muhabbet önemli derseniz Rengigül’ü tavsiye ederim ama amaalesef orada hiç yer yok. Pansiyonun sahibi Özcan Hanım, “ya son gün ya da 2 ay önceden arayın” diyor. Bu pansiyonda kalmasanız da mutlaka bir uğrayın derim.  

Adada tabiki bol miktarda zeytinyağlı ve balık yeniyor. Restoralardan harika bir servis beklememeye karar verdim, çünkü yoğunluk nedeniyle beklediğiniz ilgiyi göremeyebiliyorsunuz. Akşam yemeği için çok memnun kaldığım bir restoran olmadığı için isim vermiyorum ama ara sokaklarda akşam üzeri zeytinyağlı atıştıralım derseniz, kesinlikle Sandala uğramanızı tavsiye ederim. Özel bir tercih değildi ama Talay şaraplarından içtim genelde. Beyaz şarap severlere Talay Tenedos tavsiye ederim.

Kültürel aktiviteler de var adada. Adanın en öneli kişilerinden birisi bahsettiğim Özcan Hanım, Rengigül konakevinin sahibi: 30 yıl önce adayı keşfetmiş ve kendi tabiriyle “ilk görüşte aşık olup” adaya hemen taşınmış; adada hastane var mı, vapur var mı, elektrik su derdi var mıdır diye aklından bile geçirmemiş ve ilk görüşte kararını verip taşınmış. Rengigül Art Galery’de resim sergileri oluyor. Ada merkezinde, uğramanızı tavsiye ederim.

Geleneksel bağbozumu şenlikleri 26-27 Temmuz tarihlerinde yapılıyormuş. Yani haftaya…

Geçtiğimiz hafta sonu, Kara Kuvvetleri Yelken yarışı nedeniyle 65′e yakın tekne adaya gelmişti. İstanbul-Bozcaada-Çeşme yarışı için Bozcaada’daydılar. Yaklaşık 300 kişilik yelken ekiplerileri de adadaydı tabi. Çok eğlenceli bir kalabalık vardı ve doğal olarak bir önceki haftaya göre ada biraz daha kalabalıktı. Pazar sabahı 4-5 saatlik uykuya rağmen 8 de uyanıp, yarışın başlangıcını seyretmek ve fotoğraf çekebilmek için marinadaydım. Gerçekten yarışın startı muhteşemdi. Yelkene olan ilgim biraz daha arttı. Günler 36 saat olsa ne güzel olurmuş, belki o zaman yelkene de zamanım olurdu :)

Son olarak da gece hayatından ve sıradan bir günün nasıl geçtiğinden bahsedeyim: Gece hayatı diye bişii yok! :) Klasik bir program şu şekilde: sabahtan akşama kadar deniz, 20:00-21:00 gün batımı, 21:00den sonra balık-raki/şarap, 11den sonra Polente, 01:00 den sonra da Salane. (Salene manzarası Bodrum Cafe Del Mare’daki ile aynı!, sadece müzikler çok daha haraketli)

Şimdilik bu kadar yazıbiliyorum. Ulaşım, konaklama listesi, feribot seferleri gibi bilgiler için http://www.bozcaada.info/ana.html adresini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca Haluk Şahin’in Bozcaada Kitabını da okuyabilirisniz. Çektiğim fotoğrafları için tıklayınız!

Aklıma geldikçe ve adayı ziyarete gittikçe eklemeler yaparım :)

Sevgiler,

Gamze

Robert Plant & The Strange Sensation

Soundstage RobertPlan tand theStrange Sensation(4 Temmuz 2007)

Böyle bir seyirciyi ilk defa görüyorum. İtiraf etmek gerekirse, arkadaşımın daveti üzerine, konserin ne olduğunu bile bilmeden bu konsere gittim ama iyi ki gitmişim. Yaşım elvermediği için Led Zeplin’i çok iyi bilmez ve de dinlemezdim!! :) Robert Plant efsane Led Zeplin grubunun solistiydi. Konserde sert parçaların yanısıra inanılmaz güzel etnik parçalar da seslendirildi. Arada bir rock konserlerine gitmem gerektiğini anladım; kendime geldim doğrusu. Açıkhava tıka basa doluydu ve resmen seyirci adama karşı bir aşk besliyor gibiydi. Tekrar konser olsa, çok yüksek ihtimalle tekrar giderim.

Buena Vista Social Club

Buena Vista Social lub(3 Temmuz 2007)

Yarın gece benim için önemli bir gece çünkü Buena Vista Social Club Konserine gidiyorum :) İş değişikliğine denk gelmesi nedeniyle, Nisan ayında iptal ettiğim Küba seyahatimdeki hayallerimden biri, grubu Havana’da izlemekti ama İstanbul’da islemek kısmet olacak. (Bu arada gidiş dönüş Küba biletim hala duruyor :)

Az önce biletimi aldım :) Kübalı Efsane grup BUENA VISTA SOCIAL CLUB konserini kaçırıp pişman olmamak için son 24 saat! :) İyi eğlenceler….

2007 Dünya MEVLANA Yılı

mevlana1“Gel, Gel, ne olursan ol, gel!
İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel! Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!”
Hz. Mevlana
 
Bildiğiniz gibi 2006′nın Mart ayında UNESCO, Mevlana’nın doğumunun 800’üncü yılı nedeniyle 2007’yi “Mevlana Yılı” ilan etmişti.
Yazın gelmesi ile beraber çok sayıda Mevalana etkinliği başlamış bulunuyor.
 
Dün akşam Mevlana’yı anma etkinlikleri kapsamında Aya İrini’deki Mercan Dede konserine gittim; yoğun ilgi ve tabi girişin de ücretsiz olması nedeniyle oldukça kalabalıktı. İçerisinin dolması nedeniyle daha fazla kimseyi alamayacakları için kapılar konser başlamadan önce kapatıldı, benden daha önce gelen arkadaşlarımla içeride buluşabilmek imkansızlaşmıştı ve ben de konseri bahçeye kurulan barko vizyondan seyretmeye karar vermiştim. Nasıl olduysa tekrar bir gürültüyle Aya İrini’nin kapıları açıldı, bende kapıya doğru tekrar yöneldim. Tam kapıya geldim, tekrar “almıyoruz , içerisi çok kalabalık” dendi. Kısa bir süre geçince girebildim ama bu sefer de kalabalık nedeniyle içeride kalamadım. İçeri girmeyi beklerken, kapıda kalan insanlar bağrış çağrış, çirkin bir şekilde güvenlik görevlileri ile tartışmaya başladılar, bir yandan de “nerde bu organizatörler” diye çığlıklar duyuluyordu. Kısacası konser öncesi yaşanan gereksiz bağırışlar, Mevlana’nın kemiklerini sızlatacak cinsteydi.
Sonuç olarak: Aşağıya Mevlana Yılı etkinlik programını ekliyorum, etkinlikler ücretsiz, bu nedenle etkinliklere ya gitmeyin ya da yoğunluk nedeniyle kapıda kalmayı göze alıverin; hiç değilse bütün insanları saygı ve sevgiye çağıran Mevlana’yı anma etkinliğinde sinirlenmeyin! :)

Sevgiler,
Gamze
 
http://www.konya.gov.tr/mevlana/  http://tr.wikipedia.org/wiki/Mevlana   http://www.mevlana.net/
http://portal.unesco.org/en/ev.php-URL_ID=37629&URL_DO=DO_TOPIC&URL_SECTION=201.html 
 
mevlana3

2007 MEVLÂNA YILI” ETKİNLİKLERİ PROGRAMI

1. “Rûmî – Senfonik Gösteri”
Konser, Şef ve Besteci: Orhan Şallıel, Anlatım: Yılmaz Erdoğan, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, 19 HAZİRAN 2007 SALI, 21:00

2. “Mevlâna ve Dua”
Konser, Mercan Dede Konseri, Topkapı Sarayı, 1. Avlu, Aya İrini, 30 HAZİRAN 2007 CUMARTESİ, 20:00

3. “Yüzyılları Aydınlatan Işık”
Fotoğraf Sergisi Sanatçı: Halit Ömer Camcı, Topkapı Sarayı, 1. Avlu, 30 HAZİRAN 2007 CUMARTESİ, 20:00,

4. “Notalarda Hoşgörü”
Konser, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ve Mesnevî’den Seçme Şiirler, Solist: Ahmet ÖZHAN ve Mevlevî Grubu, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, 25 TEMMUZ 2007 ÇARŞAMBA, 21:00

5. “Gel, Gel, Gel… Ne Olursan Ol Yine Gel!”
Açık Hava Sema Gösterileri
07 TEM 2007 Cts, 19:30 Sultanahmet Meydanı
14 TEM 2007 Cts, 19:30 Eyüp Sultan Meydanı
28 TEM 2007 Cts, 19:30 Bakırköy Meydanı
04 AĞU 2007 Cts, 19:30 Taksim Meydanı
11 AĞU 2007 Cts, 19:30 Kadıköy Meydanı
18 AĞU 2007 Cts, 19:30 Beşiktaş Meydanı
25 AĞU 2007 Cts, 19:30 Sultanahmet Meydanı

6. “Hoşgörüye Davet”
Ses ve Lazer Gösterisi
Sultanahmet Camii Meydanı, Seyir Alanı, Açılış Gösterisi:01 AĞUSTOS 2007 ÇARŞAMBA, 21:30, Etkinlik Süresi:01 – 20 AĞUSTOS 2007 HERGÜN, 21:30 – 22:30

7. “Minyatür’de Mevlâna”
Sergi ve Söyleşi, Sanatçı: Nusret Çolpan , Taksim Sanat Galerisi, Açılış:01 EYLÜL 2007 CUMARTESİ, 19:00, Sergi Süresi:01-10 EYLÜL 2007

8. “Mevlâna’dan Esintiler”
Karma Resim Sergisi Sanatçılar: Filiz Öztürk Doğan – Selda Sipahi, Taksim Sanat Galerisi, Açılış:28 EYLÜL 2007 CUMA, 19:00 Sergi Süresi:
28 EYLÜL – 14 EKİM 2007

9. “Çakıl Taşları ile Hoşgörü”
Sergi, Sanatçı: Fehim İbrahimhakkıoğlu, Taksim Metro Sergi Salonu, Açılış:20 EKİM 2007 CUMARTESİ, 18:00, Sergi Süresi:20 – 30 EKİM 2007

10. “Uluslararası Neyzenler Buluşması”
Kudsi Ergüner, Muhammed Mosavi , Mohammed Ali Kaini, Hasan Nahit, Ali Jihad Racy, Qadry Serour, Mahmoud Effat, Sabir Siblini, Rascid Zeroual, Mosoud Jahed, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, 27 EKİM 2007 CUMARTESİ, 20:00
11. “Hoşgörünün Adı: Mevlâna”
Konferans
Prof. Dr. İbrahim Fatih Ceylan, Prof. Dr. İskender Pala, Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Prof. Dr. Ufuk Gülsoy, Prof. Dr. M. Çetin Varlık, Prof. Dr. Kemal Yavuz, Prof. Dr. Şeyma Güngör, Prof. Dr. Fatih Tekin, Prof. Dr. Raşit Gündoğdu, Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç
Prof. Dr. Ümit Meriç, Dr. Semih Ceyhan, Emin Işık, Tuğrul İnançer, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, 03 KASIM 2007 CUMARTESİ, 10:00 – 17:00 (4 Oturum)
mevlana212. “Sevgiyi Arayış”
Tezhib Sergisi, Sanatçı: Münevver Üçer, İslam Eserleri Müzesi, Açılış:01 KASIM 2007 PERŞEMBE, 18:00, Sergi Süresi:01 – 30 KASIM 2007
13. “Mevlevîhâne Gezileri”
İstanbul’da Mevlevîhâne Gezileri
Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç’ın Anlatımıyla
20 EKİM 2007 CUMARTESİ, 12:00
27 EKİM 2007 CUMARTESİ 12:00
3 KASIM 2007 CUMARTESİ, 12:00
10 KASIM 2007 CUMARTESİ, 12:00
17 KASIM 2007 CUMARTESİ, 12:00
24 KASIM 2007 CUMARTESİ 12:00
01 ARALIK 2007 CUMARTESİ, 12:00
08 ARALIK 2007 CUMARTESİ, 12:00

14. “Mevlâna ile Sevgiye Yöneliş” 
Karma Sergi
Sanatçılar: Sudet Kandemir – Rukiye Üstündağ, Taksim Sanat Galerisi, Açılış:08 ARALIK 2007 CUMARTESİ, 18:00, Sergi Süresi:08-18 ARALIK 2007
15. “Dünya Enstrümanlarıyla Şeb-i Arus”
Abdi İpekçi Spor Salonu, 17 ARALIK 2007, 19:00
16. “Mevlâna Rüzgârı”
Açık Hava Mevlevî Figürleri Sergisi ve Gösterisi, Topkapı Sarayı I. Avlu ve Taksim Meydanı

Sayfalar: Önceki 1 2 3 ...21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 Sonraki