The Brave One / İçindeki Yabancı

The Brave One Afiş Tekrar gideceğim günü iple çektiğim NY sokaklarında yaşananların gerçek olabilme ihtimalini düşününce hevesim bir parça kırılmadı değil. Film çok başarılı. Aksiyoun, suç, polisiye, dram seven herse tavsiye ederim.

“New York sokakları Erica Bain (Jodie Foster) için hem evi hem de geçim kaynağıdır. Sevgili şehrinin seslerini ve hikayelerini sunucusu olduğu “Street Walk” (Sokakta Yürümek) adlı programı aracılığıyla radyo dinleyicileriyle paylaşmaktadır. Akşamları, hayatının aşkı olan nişanlısı David Kirmani’nin (Naveen Andrews) yanına gider. Fakat Erica’nın bildiği ve sevdiği her şey korkunç bir gecede elinden sökülüp alınır: David’le birlikte uğradıkları apansız ve hunharca saldırı David’in ölümüne, Erica’nın da ölümün eşiğine gelmesine neden olur.
Erica’nın vücudundaki yaralar iyileşse de, daha derindeki yaralar kapanmaz. David’i kaybetmenin yarattığı hüsrandan daha büyük olan tek şey, peşini asla bırakmayan dehşet verici korku hissidir. Bir zamanlar gezmeyi çok sevdiği şehir sokakları, hatta bunların en sıcak ve aşina olanları bile, artık yabancı ve tehditkar görünmektedir.
Sonunda bu korku dayanılmaz bir hâl alınca, Erica kendini ona karşı donanımlı kılacak bir şeyler yapmaya karar verir. Elindeki silah kendini soyut bir düşmana karşı korumanın somut bir yolu olur…ya da o böyle düşünür.
İlk kez birini vurduğunda, öl ya da öldür durumu söz konusudur. İkinci kere de bir nefsi müdafaadır…yoksa acaba kendini tehlikeden uzak tutmamayı mı seçmiştir? Bir zamanlar Erica’nın kanını donduran korku yerini başka bir şeye bırakır; bir gece kendinden çalınan hayatı tekrar geri alma dürtüsüne, içinde olduğunu fark etmediği bir şeye dönüşür.”

Yönetmen : Neil Jordan, Senaryo : Roderick Taylor, Bruce A.Taylor, Oyuncular : Jodie Foster, Naveen Andrews, Jane Adams, Margaret Baker, Brett Berg

The Brave One – Official Movie Site

Blogumda yazmak ister misiniz?

Merhaba,
Blogumu okuyuculara da açmaya karar verdim. Eğer anlatmak istediğiniz ilginç gezileriniz ve kendi çektiğiniz fotoğraflarınız varsa ve eğer isterseniz burada sizin imzanızla paylaşabilirim. İlgilenelerden mail ya da yorum bekliyorum :)
Sevgiler,
Gamze

BorderTown / Sınır Ötesi

Sınır Ötesi AfişFilm gerçekten geriyor, aslında insanı bu filmde delirten şey hikayenin gerçek olması.

Dün arkadaşlarımla Kanyon’daki sinemada istediğimiz saatte başka bir film alternatifi olmadığı için bu filmi tercih ettik. Konusunu biletleri aldıktan sonra öğrendim.

Kısaca konu şöyle; “Amerika’yı etkileyen gerçek bir olaydan uyarlanan Bordertown, bir kadının adalet için verdiği hırslı mücadelesinin öyküsüdür. Lauren Frederick Chicago Herald’da çalışan hırslı bir gazetecidir. Editörünü etkilemeyi amaçlayan Lauren ona büyük bir hikaye sözü verir ve araştırma yapmak üzere Meksika sınırındaki Juarez’e gider Juarez korkuyla sarılmış bir şehirdir. Yüzlerce yerel kadın vahşi bir şekilde tecavüze uğrayıp öldürülmüşlerdir ve yetkilerden hiç kimse bunu dikkate almıyormuş gibi görünmektedirler.”

Hikayede bir kaç yılda tecavüze uğrayıp öldürülen kadınların resmi olmayan rakamlara göre 5000 civarında olduğu söyleniyor ve Meksika hükümeti de bunun duyulmaması için elinden geleni yapıyor.

Jenifer Lopez’in oyunculuğuna herkesin bir lafı oluyor ama benim bi diyeceğim yok. Filmdeki tek güzel şey kadının kendisiydi.

Biraz feminist ve de fazla hümanistseniz bu film sizi de delirtebilir. Bir daha gitmeyeceğim böyle filmlere…

Yunuslarla Yüzmek :)

yunuslar22 Eylül 2007, Antalya, Belek, Troy Dolphinarium

Hayatımda bu kadar mutlu olduğum dakikaların sayısı bellidir. Muhteşem bir duyguydu. Ben yunuslardan ayrılamadım, sarıldım, onlarca kes öptüm, doyamadım. İnanılmaz pozitifi enerjileri var, sanki gülümsüyorlar. Yunuslar insan canlısı hayvanlar, özellikle çocuklarla çok iyi anlaşıyorlar.

Yunuslar ostiktik çocuklar üzerinde terapi etkisi yaptığı için, tedavilerde kullanılıyorlar. Yunusların anne karnındaki bebeklerin zihinsel gelişimi üzerinde de olumlu etkileri olduğu, çocukların hem daha uysal hem de daha pozitif bir kişilik edinmelerine katkıda bulunduğu uzmanlar tarafından söyleniyor.

Yanlız yunuslarla yüzmek biraz masraflı ve her yerde dophinarium bulma şansınız yok. İstanbul’da Bahçeşehir’de, ayrıca Bodrum ve Antalya gibi yerlerde var. Ben 22 Eylül’de Antalya Rixos Premium Hotel’in doplhinariumunda yüzme şansını yakaladım. Fiyatlar tesislere göre değişiyor. Rixos’ta 5 dakikası 125 dolar ama bu benim duyduğum en pahalsı. Bahçesehir’deki AquaDophin (http://aquaclubdolphin.com/dolphin/dolphin.asp) 7 dakikası için 100 Dolar talep ediyor. Fiyatlar aşağı yukarı her yerde bu sekilde. Yunus Showunu seyretmeniz için ayrıca bir bedel ödemeniz gerekiyor.

Ben şanslı olduğum için bir kere ödeyip iki kere yüzdüm :) ve ikinci yüzüşümde iki yunusla beraber yüzdüm. Aslında hem şanssızlık, hem de şans oldu. Fotoğraf makinamı verdiğim kişinin 5 dakika sonunda fotoğraflarımı çekemediğini anlayınca ben baya bi ağlamaklı oldum :) Fotoğraflarımı çekemeyen adamcağız da çok üzüldü. Sonra herkes üzülmeye başladı :) Ve oradaki görevliler beni bir kez daha yüzdüreceklerini söylediler. O an dünyalar benim oldu! Sanıyorum onların bu kararı vermesindeki en önemli etken, benim yunuslara olan sevgimi çok açık görmüş olmalarıydı. Gerçekten harika bir gündü. (bu arada fotograflarımı yine aynı adama çektirdim :) )

Hala mutluyum, özellikle fotoğraflarıma baktıkça tüm dertlerimi unutuyorum. Herkese tavsiye ederim, hayatınızda en az bir kez!

Sevgiler,

Gamze

Çağlayan Arkan, Blog ve Teşekkür

Merhaba,

Bu yazıda bir alıntı yapmak istedim. Dün Hürriyet’in IK ekinde, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan’ın “Blog”u üzerine bir röportajı yayınlandı. Blog üzerine çok keyifli bir yazı; okumanızı tavsiye ederim. Haberin içinde benim adım ve blogum da geçiyor:) Çağlayan Bey’in sitesinin ziyaretçi sayısındaki artış beni de oldukça etkiledi. Dün 700 kişi, bugün ise şuan itibariyle yakşık 400 kişi blogumu ziyaret etmiş durumda. Çağlayan Bey’in Blog’um için “İlginç seyahatler, mükemmel fotoğraflar…” notundan sonra, kendimi daha çok gezmeye ve daha iyi fotoğraflar çekmeye adamış durumdayım :)

Kendini Türkiye’nin Bilişim ile Kalkınmasına adamış dört dörtlük bir liderden, Türkiye’ye, bilişim sektörüne ve hayata dair izlenimlerini okumak için http://caglayanarkan.spaces.live.com/ adresini sık sık ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Çağlayan Bey’e, hem space’indeki blogum ile ilgili güzel notu için, hem de röportajında adıma yer verdiği için teşekkür ederim. 

Alıntı (http://caglayanarkan.spaces.live.com/)

Blogum hakkında

Bugün Hürriyet İK ekinde blogumla ilgili bir haber çıktı.  Röportaj benimle yapıldığı için doğal olarak bu şaşırdığım bir gelişme değildi, tabi.  Öte yandan şaşırdığım gelişme, günlük 200 civarında bir ortalamaya oturmuş olan ziyaret sayısının, bugün bu haber sonucunda, 2000′in üzerinde ziyaret olarak gerçekleşmesi oldu.  Bir başka konu ise, Hürriyet İK ekinin bu habere ayırdığı yerin büyüklüğü.  Bu kadar önem verilmesine doğrusu çok memnun oldum.  Haberi hazırlayan Gaye Hanım’a teşekkür borçlu olduğumu düşünüyorum.  Tabi, ilgi duyan ziyaretçilere de…
 
Önümüzdeki iki hafta yurtdışı seyahatim olacak.  Yoğun tempoyla geçecek.  Bloga yazı yazmak açısından zorlanacağımı düşündüğüm bir dönem.  Elimden geleni yapacağım.
 
Döndükten sonra, Türkiye’nin bilgi ve teknolojiyi etkin kullanarak kalkınma, gelişme potansiyeline dair yazılarıma başlayacağım.  Bir de çok önemsediğim Liderlik konusunda yazılar yazmaya yine yaz aylarında başlamak istiyorum.
 
Görüşmek üzere.
 
Not: Haberin linki 
http://www.yenibiris.com/CareerSupport/DisplayArticle.aspx?vID=8049&sectionID=9HurriyetIK-Blog_08.07.07-2.sayfa

Mevlana’nın 7 öğüdü

mevlana2Beni tanıyanlar çok iyi bilirler, 7 rakamına olan gönülden bağlılığımı. Nedendir bilinmez 7 rakamını görünce mutlu olurum, her yere yazarım.
7 rakamı bir çok yerde geçiyor ; haftanın 7 günü, gökkuşağının 7 rengi, dünyanın 7 harikası, 7 deniz, 7 kıta, 7 nota, 7 büyük günah, 7 emir… 
Bugün okuduğum bir kitapta Mevlana’nın 7 öğüdünden bahsediliyordu. İçinde 7 geçtiği için ben yine bugün mutlu oldum, bloguma yazmak istedim :)  7.si çok iyi bildiğimiz, iç bulunduğumuz dönemde fazla benimsememekte fayda olan bir öğüt maalesef :)
 
Mevlana’nın 7 öğüdü;
1- cömertlik ve yardım etmekte akarsu gibi ol
2- şefkat ve merhamette güneş gibi ol
3- başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol
4- hidayet ve asabiyette ölü gibi ol
5- tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol.
6- hoşgörülü olmakta deniz gibi ol..
7- Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.

Görmeden gören beyin : Eşref Armağan

Eşref Armağan: Görmeden gören beyinBu gece, hayretler icinde CNN turk’teki İnsanlar yasadıkça programında, “Eşref Armağan”ın belgeselinin bir bölümünü seyrettim. İzlemeye başladığım andan itibaren televizyondan gözlerimi ayıramadım. Akıl almaz bir hayat hikayesi, hala etkisindeyim! Harvard üniversitesinin araştırmasında bir gözü doğuştan kör olduğu ve diğer gözünün ise hic olmamış olduğu teyit edilmiş ama Eşref Armağan bir ressam: dokunduğu her seyi çizebiliyor. Hayatında hiç görmediği şeyleri; çiçekleri, yel değirmenlerini, arıları, palyaçoları, kemençe çalan balıkları, yunusları…. Harvard üniversitesi Eşref Armağan’ın beynini incelemeye almış, görmediği halde nasıl resim yapabildiğini incelemişler.

Harward profesörleri bile hayrete düşmüş ama biz Türkler hep “gözleri görüyordur, başkası çiziyordur” gibi şüphe ile yaklaşmışız . 94 senesinde, Türkiye’de yaşamakta olan Joan Eröncel ile tanışmış. Joan Hanım hayatını Eşref Armağan’a adamış, yıllardır yurtiçinde ve yurtdışında tanıtımını yapabilmek için uğraşıyor ve ressamı “dahi” olarak adlandırıyor ki bence de öyle. Avrupa ve Amerika’da bir çok sergi açmışlar. Resimleri MoMa’ya kabul edilmiş ve hayatında hiç öğrenim görmemiş olan Eşref Armağan’ın resimlerini 30 yaşına kadar babası dışında hiç kimse görmemiş.

Eşref Armağan: Görmeden gören beyin2 yıl önce, “gözleri gören” Atilla Koç bu Dahi’yi devlet kütüphanesindeki işinden aldırmış roportajdan anlaşılan! Eşref Armağan sponsor bulabilirse, Avrupa ve amerika’daki sergilere de katılıyor ama tahmin edersiniz ki sponsor bulmakta da zorluk çekiyor. Daha fazla bilgi almak ve resimlere bakmak isterseniz http://www.esrefarmagan.com/ adresinden web sitesini ziyaret edebilir, hatta tablolarından satın alabilirsiniz.

Sayfalar: Önceki 1 2 3 ...21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 Sonraki