Hello NY, tell me how you doing?

Radio Music Hall (91)Sag salim ulastım. Brooklyn’de arkadaşıma yerleştim. Hiç uymadan direkt Manhattan’a gidiyorum.

Baslıyorum… :)

New York Yolcusu Kalmasın

Leyla ve Deha ile suan haavanından yazıyorum :) Boardingime 15 dakika var. NY’tan yazmaya devam ederim. 3 Agustos’ta geri donuyorum. Gorusmek uzere…

Amman, Dead Sea, Urdun

Amman, Dead Sea, Urdun 10-13 Haziran, 5-10

Temmuz Suan havaanalanında TK001 NY ucagını bekliyorum. Dun 2. Urdun seyahatimden geldim. Bu kosusturma icinde yazmaya bi turlu fırsat bulamadım, yine uzun uzun yazamayacagım ama hic degilse, New York gunlugume baslamadan once Urdun’un blogumdaki yerini almasını istedim :) En kısa zamanda yazacagım. Sevgiler, Gamze

Petra, Ürdün

2008-06-07 PETRA Jordan www.gamzetuysuz.com (68)6 Temmuz’daki Petra gezim bugüne kadar yaptığım en ilginç ve güzel seyahatlerden biriydi……….

Babalar Günü

babam (1)“Anneler Günü kadar eski olmasa da Babalar Gününün de bir geçmişi var. Bazı tarihçiler, Babalar Gününün Antik Roma’da bile kutlandığını belirtiyor. Bazı araştırmacılar tarih belirtmezken Babalar Gününün Batı Virginia’da ortaya çıktığını savunuyor. Batı Virginia’da yaşayan John Dowdy’nin annesi öldükten sonra onun yerini alan babası için böyle bir gün kutlanmasını istediği söyleniyor. Diğer araştırmacılar ise 1910 yılında Washington’daki John Bruce Dodd’un 6. çocuğunun doğumu sırasında hayatını kaybeden annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart’a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attığını belirtiyor.”

Babacım “Babalar günün kutlu olsun, seni bildiğinden ve tahmin edebileceğinden daha çok seviyorum” 
 
Gamze

Nijerya Vizesi

Eğer geç kalmadan alabilmiş olsaydım 28 Mayıs, 2 Haziran tarihlari arasında Nijerya’da olacaktım ama vizeyi zamanında alamadığımız için gidemedim. “Her zaman her işte bi hayır vardır” mantığı ile olaylar baktığım için gidemediğime pek üzülmedim ki gitmem işim için önemliydi… Nijerya’nın Türklere vize vermek istememesi benim gitme hevesimimi zaten köreltmişti. Biz Türklere vize vermeyi istemeyen hiç bir ülkeyi de pek merak etmiyorum doğrusu…

“Nijerya’ya da ne vizesi canım…” dediğinizi duyar gibiyim ama öyle..Vize isteniyor hatta bu vizeyi almak için Ankara’ya gidip şahsi başvuru yapıyorsunuz. Tüm evrakları hazırlayıp konsolosluğa gitmeme rağmen evraklarıma hiç bakılmadı ve kapıdan anında geri gönderildim; “dün itibariyle yeni evraklar istemeye başladık, evraklarınız eksik olduğu için başvuru kabul etmiyoruz!” diye sevimsiz bi tavır….Tabi Ankara’ya kadar bi daha gitmemek için yalvar yakar evrakları sonradan göndermeye razı etmiş olsam da biz evrakları tamamlayamadık. Nijerya’dan Dışişleri bakanını araya sokup, Ankara’ya telefon açtırıp bi şekilde vizeyi Perşembe günü öğleden sonra aldık ama geç kaldığım için yine de gidemedim çünkü Avurpa ya da Londra aktarmalı uçabilmek için ilave bir vizeye daha ihtiyacım vardı ve zaman yoktu..Neyse..

Diyeceğim o ki Nijeryaya gitmek öyle sandığınız kadar kolay olmayabilir…Amerika’ya bile 10 saniye de vize alabiliyorken, gittiğinizde başınıza ne geleceği belli olmayan bu ülkeye öyle rahatça gidemiyorsunuz. Eğer gidebilseydim havaalanında iki zırhlı araç ve askeriye karşılıyor olacaktı. Askerleri anladım da ikinci araç niye geliyor dediğimde, “yolda birine bişey olursa diğer ile devam ediyorsunuz” dediler tabi sizin araca bişey olmaacağını kimse garanti edemiyor :) Dedim ya her işte bi hayır vardır ;)

ATA’yı Ziyaret – Anıtkabir

Anıtkabir_GamzeTuysuz (1)21 Mayıs 2008 Çarşamba günü Nigeriya vize basvuru yapmak için Ankara’ya gitmiştim ve ne mutlu ki 2,5 saatimi de Atatürk’ü ziyaret için ayırabildim. Daha cok zaman olsaydı daha fazla bile kalabilirdim. Gidecek olursanız gezmeye müze ya da mozeleyi ziyaretten başlayabilrisiniz. Müzeyi gezmek aslında yaklaşık 1,5 saat alıyor. Askerler müze içinde takım elbiselileri ve kırmızı kravatları ile size rehberlik ediyorlar ama en az 4-5 kişilik bir grup olmanız gerekiyor ya da benim gibi bir gruba katılmanız. Müzeyi özellike asker rehberlerle gezmenizi tavsiye ederim, hepsi çok iyi eğitim almışlar ve savasları size yasanmış efsaneleri ile beraber anlatıyorlar; bildigimiz efsaneleri tekrar tekrar dinleseniz bile gözleriniz doluyor; “Kurtuluş Savaşı sırasında cepheye cephane taşırken donarak ölen  Şerife Bacı” ve O’nun gibi varını yoğunu Kurtuluş Savasına vermiş kadınlarımızın hikayeleri, “Atatürk’e yarım saatte Çiğil tepeyi alacağına dair söz verip, alamadığı için intihar ederin Reşat Çiğiltepe”, Çanakkale Anıtkabir_GamzeTuysuz (3)Deniz Savaşları sırasında 215 okkalık top mermisini sırtında taşıyan Seyit Onbaşı’yı, Atatürk’ün 57. alaya “Size ölmeyi emrediyorum, sizler ölürken arkadan birliklerinizin yetişmesi için zaman kazanacaksınız” dediği ve bu nutkun üzerine mermileri bittikten sonra elleriyle ve süngüleriyle savaşan ve tümü şehit olan 57. alayın hikayelerini müzede dinlemek cok daha etkileyici oluyor…Bunlar efsanelerden sadece birkacı…Atatürk ve Kurtuluş Savaşı müzesinde Atatürk’ün kıyafetlerini, kılıçlarını, silahlarını, özel eşyalarını, üzerine notlar alarak okuduğu kitapları görmeniz hatta müzedeki LCD panellerden araştıma yapıp kitapları okumanız bile mümkün.
Anıtkabir ile ilgili detaylı bilgi için mutlaka http://www.tsk.mil.tr/anitkabir/index.html adresini ediniz.

Ben maalesef ilk defa Anıtkabirî ziyaret edebildim, dünyanın bir ucuna tatile gidip de Anıtkabir’e gitmemiş olmaktan utanç duyuyordum ki ne mutlu bana daha geç olmadan ziyaret edebildim.

Vatanını seven her Türk’ün, özellikle de şu içinde bulunduğumuz dönemde mutlaka hakkını vererek Anıtkabir’i ziyaret etmesi ve de en azından Kurtuluş Savaşını en ince detayına kadar bilemesi gerektiğini düşünüyorum.

Sevgiler

Gamze

 

Sayfalar: Önceki 1 2 3 ...18 19 20 21 22 23 24 ...29 30 31 Sonraki