San Sebastian , İspanya

Herkese Merhaba,

Sizinle çok keyifli ve bilgi dolu bir yazıyı paylaşıyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Arkadaşım Emre’nin sevgili eşi Esin Ünal Memecan’ın kaleme aldığı yazıyı San Sebastian gezi yazısını beğeneceğinize eminim. Sevgili Esin, ellerine sağlık, yazıyı benim için hazırlayıp paylaştığın için biz kez daha teşekkür ederim. Blog kardeşliği konusunda ısrarcıyım :)

Sevgiler,

Gamze

 

San Sebastian , İspanya

Yazı ve Fotograflar: Esin Ünal Memecan

San Sebastian’a ucarken aklima Trevanian’in cok sevdigim Shibumi romani geldi.  Kitabin efsanevi  kahramani Nicholai Hell’in baskca konusabilmesi  ve yakin arkadasi La Cagot’un bir bask milliyetcisi olmasi gibi detaylar ,kimligini uzun yillar boyunca saklayan Amerikali Trevenian’i  Baskli olarak hayal etmeme sebep olmustu.

San Sebastian , İspanya’nın Bask bölgesinin Atlantik kıyısındaki son derece panaromik bir şehir.. Yemyeşil dağlar  arasinda bir koy düşünün : adını aldığı deniz kabuğu şeklinde bir kumsali (La Concha ) ve ortasinda  mucevheri andiran bir de adacıgi olsun.  Ister finukulerle koyun bati ucundaki Mount Iguelda’ya cikip tepedeki kale ve denizfenerinden , ister dogudaki  Mount Irgull’a sik agacli parktan tirmanarak  12. yüzyıldan kalma Castillo de la Mota ‘dan bakin ; bu nefes kesici manzara sizi bekliyor olacak
Bu benzersiz doga, 1900’lerin basinda saglik sorunlari nedeniyle kendisine tuzlu su tedavisi onerilen Kralice II. Isabelle’in de dikkatini cekiyor ve yazlik calisma ofisini bu sik sehre tasidigindan beri, San Sebastian aristokrasinin ve bolge zenginlerinin  en gözde yazlık sayfiyesi  niteligini koruyor.

Butun sahil kasabalari gibi, dikkatimizi ilk olarak sehrin icindeki plajlar cekiyor.. Playa de la Concha iclerinden en uzun ve hareketli olani .Playa de la Onderetta (kucuk plaj) nispeten daha sakin ve bu iki plaji kucuk bir tepe ve bu tepede bahcesi bulunan masalsi gorunuslu Miramar Sarayi ayiriyor. 

 

Okyanusun golgesinde kalan nehrin kıyısında ise, nostaljik mimarili sik binalardan en gorkemlisi Hotel Maria Cristina..

Nehrin uzerindeki  gosterisli heykellerle suslu kopruden gectigimizde Gross semtine ve dalgaya daha acik bir koy olmasi sebebiyle sorfculerin favorisi olan Playa de la Zurriola’ya ulasiyoruz. Laf aramizda, kentin nostaljik atmosferine pek de yakistiramadigim modern kongre merkezi Kursaal da bu bolgede yer aliyor. 

Bence isin en guzel yani, butun bu plajlari Mount Igull’un cevresi de dahil olmak uzere deniz kenarindan yuruyebileceginiz genis bir yurume yolunun bulunmasi.  Kentin neresinde olursaniz olu n guzel bir manzara esliginde okyanusun taze havasini cigerlerinize doldurmaniz icin yapmaniz gereken tek sey, denize dogru yuruyerek kendinizi bu yola atmak..

 

Limandaki Aquarium hangi mevsimde olursaniz olun, ne zaman yagacagi ve ne kadar surecegi belli olmayan yagmurlu havalarda zevkli zaman gecirilecek iyi bir alternatif olabilir. 360 derecelik cam tünelde ilerlerken icinizdeki cocugun yaninizdan gecen  okyanus balıklariyla goz goze gelmesine izin verin. Aquarium’dan ciktiginizda, her yil kiran kirana gecen kurek yarislarinin finishinin yapildigi  kucuk limanin (El Puerto )icinden  yuruyerek ,kentin en nostaljik bolgesi olan eski şehire ( La Parte Vieja ) ulasiyoruz. Burasi dar sokaklari , plaj kumu rengindeki eski binaların altindaki kucuk dukkanlari ve tapas barlariyla  kentin en hareketli bölgesi.  Gunun her saatinde bu barlarda ayakustu chixitos’lari esliginde  (bir icimlik sarap ) pintxos’lari  (tapas ) mideye yuvarlayan , koyu bir muhabbete dalmis insanlar gorebilir ve aralarina karisabilirsiniz .. Baton ekmek dilimleri üzerine agirlikli olarak deniz mahsullu soğuk mezelerden hazirlanan pinthos’lar herkesin favorisi. 

Bu arada San Sebastianlilar en az biz Turkler kadar sigarasever  insanlar.. Bar ve resaturantlarin hemen hepsinde püfür püfür sigara içiliyor..

 

San Sebastian, dünyaca saygın gastronomi rehberi Michelin’in öneri listesinde, kilometrekareye en fazla

Michelin yıldızı düşen şehir olarak yer alıyor. Akalare, Arzak,Martin Berasategui ,Mugaritz, Miramon Arbelaitz gibi ’‘yildizli “ restaurantlar, San Sebastian’in gastronomik anlamda cok onemli bir bolge olarak kabul edilmesine yol aciyor. Diger Michelin restaurantları gibi bunlar da son derece sade yerler. Luks ve gosteris konusunda kimseye pabuc birakmayan  istanbulda,  neden hic  kimsenin Michelin yıldızli restaurant  acmaya  zahmet etmedigini dusunmeden edemiyorum.

Bana sorarsanız, hazir bu kadar cok Michelin restaurantinin birarada bulmusken ,tadım menülerini seçip , mumkun oldugunca çok sayıda yemeğin tadına aynı anda bakin derim..

Benim tavsiyelerim, Parte Vieja ‘daki Bodegon Alejandro , limandaki Kokotcxa ve karisik deniz mahsulu tabagina bayildigim Bernardo Etxea..  Arka arkaya her akşam bir restaurant  denerken, aynı iz üzerinde olduğunuz (!) diger Michelincilerle karşilasma olasiliginiz da cok yuksek..

 

San Sebastian’lılar sanata ve spora çok meraklılar.. Denizin, Basklı sanatçı Chillida’nın Mount Igueldo’nun ayaklarını serinlettiği burnunda bulunan Peine de los vientos (wind comb) adındaki heykelini şehrin sembolü olarak kullanıyorlar.

Yıl boyunca,  çeşitli kültür ve sanat festivalleri, birbiri ardına düzenleniyor. Bunlardan en bilineni,

2008 yılında Turk yonetmen Yeşim Ustaoğlu’nun  ” Pandora’nın Kutusu” adli filmini En İyi film ödülüne layık gören San Sebastian Film Festivali .. Temmuz ayında Avrupanin en buyuk Jazz festivali de burada düzenleniyor.  Ocak ayında  San Sebastian Day kutlanıyor. Bütün şehirde 24 saat boyunca davullar caliniyor ve halk uyumadan eğleniyor. Yılın en büyük olayı ise, ağustos ayinda  1 hafta süresince devam eden Aste Naguisa . Bask müziği eşliğinde sokaklarda danslar ediliyor . Pek çok gastronomik ve sportif yarışma düzenleniyor.

San Sebastian’da aksam saatlerinde kuvvetli gelgitlere tanik oluyorsunuz.  Okyanus , her aksam sularini kocaman koyun ortasina kadar cekiyor ve birkac saat once sularla kapli olan islak zemininde yurumenize izin veriyor..

Sanki her cekilmede okyanus, bizi bu ozgun sehre cekmek icin kendi yontemleriyle davetiye yolluyor .. Ta ki ertesi sabah dalgalarini geri yollayana kadar..

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>