Sharm El Şeyh / Sheikh, Kızıl Deniz, Mısır

7-8 Mart 2008

“Yavaş yavaş Hasan Şaş” Ne alaka diyeceksiniz eminim, ben de aynen öyle dedim. Nerelisin diye sorduklarında Türküm dediğiniz anda  “Yavaş yavaş Hasan Şaş” diyorlar :) Sebebini ise hala anlayabilmiş değilim, neyse…

Öncelikle şunu söylemeliyim; Şarm’da bir günlük tekne turu ve dalış bir ömre bedel! Dalışa ilginizin olması şart değil, yüzmeyi bile herkesin şnorkelle dalıştan bile muthiş zevk alacağı bir sualtı cenneti. 8 Martta ben de Şarm’da tekne turuna katılım şnorkelle dalış yaptım. Hava 32 derece ve su sıcaklığı 22 dereceydi :) Yaz aylarındaki suyun sıcaklığı 26-28 arasında değişiyor, hava sıcaklığı ise 40-45 ama buna rapmen sıcaklığı bu kadar hissetmiyorsunuz çünkü Şarm’da nem hic yok.

Mercan kayalıkların içinde ve rengarenk tropik balıklarla beraber yüzmek, hele bir de dibe daldığınızdaki o özgürlük hissi muhteşem. Gerçek bir terapi… Sanıyorum şimdide sualtı fotoğrafçılığına merak salıyorum:) Sharm El Şeyh’te farklı bölgelere yapılan değişik tekne turları var, ben Ras Muhammed Milli Parkı’na giden bir tura katıldım.

Kısa bir alıntı; “Şarm’ın yakınlarındaki Ras Muhammed Milli Parkı, kızıl mercanların, çeşit çeşit balıkların, egzotik kuşların bulunduğu özel bir yer. Bu park, aynı zamanda, leyleklerin Avrupa’dan Afrika kıtasına yaptıkları uzun yolculuklarında kısa süreli konaklanma yeri.

Turkuaz ile çivit mavisi arasındaki rengiyle, kristal gibi tertemiz denizin altını görmek isteyenler için Şarm el Şeyh’te iki saatlik “cam kayık” denilen yatlarla turlar düzenleniyor. Turda, mercan kayalıkların en güzellerinden biri olan sualtındaki Nil Bahçesi’ni görebiliyorsunuz. Nil bahçesinin en güzel çiçeği ise “beyin” adlı en eski mercanlardan biri.

1979’da küçücük bir köy olan Şarm el Şeyh, bugün dünyanın en ünlü türistik yerilerinden biri. Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Müberek’in kışlık mekanı olan Şarm el Şeyh’e dünyanın ünlü liderleri de aileleriyle birlikte tatil yapmaya geliyorlar. Sina yarımadasının bu incisinde gününüz yüzerek, dalarak ve güneşlenerek geçtikten sonra, gecelerin de bir başka büyüsü var. Şarm’ın merkezi olan Nama Bay’da dükkanlar, kahveler neredeyse 24 saat açık. Dükkanlarda hatıra eşyalar, firavunların heykelleri, papirüs, mercan, gümüş ve altın kolyeler, egzotik parfümler, eşarplar satılıyor. İnsan kendini İstanbul’un Kapalıçarşı’sında gibi hisediyorsun.

Dükkanların ve yol kenarındaki kaldırımlarda yanyana sıralanan kahvelerde turistler, alışveriş yorgunu turistler, yastıkların, minderlerin üzerinde dinlenerek çay, Türk kahvesi içip nargile tokurdatıyorlar. “Şişa” dedikleri “nargile” kokusu yol boyunca insanı yalnız bırakmıyor.

Şarm’ın en ünlü eğlence merkezlerinden biri ise “Binbir Gece” adlı eğlence ve alışveriş merkezi. Her gece Şehrazat’ın saraylarını hatırlatan bu merkezde Mısırlı dansçılar misafirleri coşturuyor. Özelikle “Tanura” dansı herkesin nefesini kesiyor. Tanura, Mevlevi dervişlerinin sema gösterilerini hatırlatan bir dans. Gençler Hard Rock Cafe’yi ve diskoları da tercih ediyor.”

Dünyadan milyonlarda insanın akın ettiği bu sualtı cenneti aslında bize hiç de uzak degil. Haftasonlarını bile birleştirerek 3-4 günlük gezilere katılmak bütün işi gücü ve yorgunlukları unutturabilir, herkese şiddetle tavsiye ederim :)

Gamze

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>