New York Yeniden…..

26-29 Mart, 2008

New York’u seven çok seviyor, sevmeyen de nefret ediyor benim anladığım kadarıyla; ben kensinlikle çok sevenlerin içinde yer alıyorum,  hatta Istanbul’dan sonra ilk, Barcelona’dan önce…Metro’daki dansçıları seyretmek ya da müzik gruplarını dinlemek, sokaklarda boş boş dolanmak, Central Park’a gitmek bile çok keyifli. Bu seyahatimde biraz daha fazla vakit geçirebildim, her ne kadar 4 günün tadı damağımda kalmış olsa da, dediğim gibi sokaklarda boş boş dolanmak bile çok keyifliydi.

26 Martta Houston’dan NY’a geçtim. Kısa zamanda 5 arkadaşımla buluşabildim. Akşam 4 gibi arkdaşıma vardım ve o gece, gece hayatını keşfedebilmek adına kendimi West Village’e attım… Önce ATP’de içki daha sonra da NY’un en ünlü House club’lerinde CIELO’ya gittik, muzik muhteşemdi; house seven herkese gittiklerinde mutlaka gitmelerini tavsiye ederim.

Perşembe gününün benim için ayrı bir anlamı oldu; Crysler Building’in 26. katında beraber çalıştığımız bir firmayı ziyarete gittim. NY’un göbeğinde, NY’un en ünlü binalarından birinde 1-2 saat ofiste vakit geçirmek benim için çok keyfiliydi. Kendimi 1-2 saattliğine o ofiste çalışıyormuşum gibi hayal etmekten esirgemedim:)  Kader…

Perşembe günü de gayet keyifliydi, sokaklarda dolanmak, Times Square, Broadway için bilet alam mücadelesi ama başarısızlıkla sonuçlanması, yeni arkadaslarla buluşma, yine gece gezmeleri, gece klupleri….

Cuma günü 42 sokaktan Amerika’nın en çok ziyaret edilen kentsel parkı Central Parka yürüyüp, 5. Caddeyi 80’li caddelerden 40lara kadar yürümek çok ama çooook keyifliydi; üşümek ve de yorgunluk dışında…

 

 

 

 

 

Aslında güne MOMA’da başlamayı hedeflemiştim ama bulamadığım için yürümeye karar vermiştim ve bi şekilde MOMA’ya geldim akşam üzeri. 1-2 saatliğine MOMA’ya girdim ama çıkamadım. MOMA (Museum of Modern Arts) – NY’taki Modern Sanatlar Müzesi NY’a giden herkesin mutlaka gidip görmesi gereken müzerin başında geliyor. MOMA’da hayranı olduğum Picasso’nun bir çok eserni görmek, evimdeki tablonun gerçeğini önünde kroca bir davranıs da olsa fotograf çektirmiş olmak benim için en güzel anılardan biriydi. Picassso’nun dışında Van Gogh, Monet, Salavdo Dali gibi çok ünlü ressamların çok ünlü tablolarını görmeniz mümkün… ama 6 katlı muhteşem müzeyi 2 saati bi kenara bırakın, hakını vererek gezmeniz 1 günde bile pek mümkün değil. Ben de yaklaşık 4 saat gezebildim, kaçırdığım bir şey olmasın diye de her katı son kez 2 kere hızlıca dolandım… Giderseniz kesinlikle tavsiye ederim….

  Bir gece Manhattan, bir gece Brooklyn ve son olarak da Cuma gecesi New Jerseyde kaldım ve bir tanıkdık aile ziyareti yaptım. Cumartesi yani son gün son bir Outlet Mall ziyareti, Özgürlük heykeli karşısındaki bir parkta soğuktan donma deneyimini yaşadıktan sonra havaanına doğru hareket ve sonrasında memlekete dönüş….

Eğer NY’ta turist gibi gezmek isterseniz City Pass kartlarından almanızı tavsiye ederim, bu kartlar ile belli gezi otobuslerine belli bir süre bilet almış oluyosunuz ve bir çok muzeye bilet almış oluyorsunuz. Aslında çok avantajlı bir bilet ama eğer turist gibi gezmeyip NY’u yaşamak istyiyorum derseniz bol bol metroya binin ve yürüyerek gezin…

Sevgiler…

Gamze

       
Windows Live Spaces

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>